Keloğlu

Şehit dedi; Özgürlük önümüzden ufuklara giderken Sessizce ayrılalım dünya bize gelirken Adalet gerilerden bizlere seslenirken Şehadet haykıralım, sözsüz, bizde giderken Ve gafil dedi; Ufka gitmezden evvel hazırlık yapmak lazım Şu dünya nimetinden tadımlık almak lazım Hasat oldu mu amel gününü bulmak lazım Bu hazır çivilerden bir bina yapmak lazım Şehit dedi; Yolumuz çok uzundur ufuklara giderken Artık bir savrulalım nişanlımız beklerken Küçük çocuk vurulur biz burada beklerken Şehadet haykıralım özümüze dönerken Ve gafil dedi; Yola çıkmazdan evvel hazırlık yapmak lazım Nişan, düğün, merasim, biraz eğlenmek lazım Burada vardı bir gül, onu sulamak lazım Çiviler getirmiştim, biraz kullanmak lazım Şehit dedi; Dağlar var aşılacak ufuklara giderken Gözümüzü açalım kanlar bizden akarken Dualar bulunacak ümmet böyle susarken Şehadet haykıralım bu gök kubbe çatlarken Ve gafil dedi; Dağlar aşmazdan evvel hazırlık yapmak lazım Bir gözlük yapmak için sanayi kurmak lazım Duvarda ağlıyor kul, onu avutmak lazım Bu çivilerim için az vakit bulmam lazım Şehit dedi; Senide aramıştım ufuklara giderken Bari dedik çıkalım rotamızı ararken Bir çocuktan duymuştum son seni hatırlarken Şehadet haykıralım denizleri yararken Ve gafil dedi; Adam bulmazdan evvel hazırlık yapmak lazım Pusulalar satarım alıp okumak lazım Yapılıyor daha yol gelip gitmeler lazım Ve çiviler satarım gemiye almak lazım Şehit dedi; Bahane bulamadım ufuklara giderken Ateşler görüyorum el-Aksa’ya varırken Bir söz, bir gül, bir silah, umudumu kırarken Şehadet haykıralım artık çark daralırken Ve gafil dedi; Sebep bulmazdan evvel hazırlık yapmak lazım Ateş olduğu yerden uzakta durmak lazım Moral için bir gece daha oturmak lazım Çivileri kullanıp çarkı onarmak lazım Şehit dedi; Kalbim kanayıverdi ufuklara giderken Son kurşunu bulalım namusunu ararken Gerilim yüklü çivi orada paslanırken Şehadet haykıralım Müslümanlar uyurken
0 yorum